rss
twitter
    Ne mutlu Türküm diyene!
Nejdet Sançar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nejdet Sançar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Nejdet Sançar'ı Saygı ve Özlemle Anıyoruz



Türkçü-Turancı Hüseyin Nihal Atsız'ın küçük kardeşi, eğitimci ve yazar Nejdet Sançar'ı vefâtının 37. yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz. Ulu Türkçü'nün ruhu şâd, mekanı uçmağ olsun.

Türkçülüğün keskin kalemlerinden biri olan Nejdet Sançar'ın 1944 Türkçülük davasında yaptığı savunma;

"Beni beraat ettirin demeyeceğim çünkü benim için suç olarak gösterilen şey bu toprakları, bu ırkı sevmekten başka birşey değildir.

Yurdumu ve ırkımı seviyorum, onun içindir ki Türk ırkçısıyım.

Bu sevginin manasını anlamayanlara sözüm yok.
Eğer bu günahsa beni mahkum ediniz. Bu mahkumiyeti övünçle kabul ederim, şeref sayarım.

Sizden adalet bekliyorum da demeyeceğim çünkü bu mahkeme adil değilse, o zaman büsbütün manasızdır. En büyük mahkeme olan tarihin huzurunda alnı açık bir Türk oğlu olarak, hiç endişem yok. On ayı doldurmakta olan ve büyük kısmı tahta masalarda yatmakla geçen hürriyetsizliğimi, millet yolunda çekilmiş, şerefli bir felaket olarak sayıyorum.

Duvarlar, ezilmiş hayvanların kan lekeleri ve rengini kaybetmiş, köpeklerin bile yatmayacağı pis hücrelerde geçen haftalarım içinde bir ışık sızacak kadar küçük deliği olmayan, tavanı basık bir inde, hayır bir in değil, mezarda, ışığa güneşe ve hayata hasret çekerek geçirdiğim günlerim, uykusuz gecelerim, yarın benim için acı fakat övünçlü hatıralarım olacaktır.

Bunlardan yılmış değilim. Bilakis bahtiyarım.

Yuvamın dağıtılmış olmasına, eşimin bir Türk anası olmak şerefini kazanacağı günlerde çektiği dayanılması güç ızdırapları ve akıttığı gözyaşlarını unutmamış olmama ve bugün hayat kavgasında minimini yavrusuyla tek başına kalmış olmasının ruhunda yarattığı fırtınalara rağmen bahtiyarım.

Türk'ü sevdim, seveceğim.

Ama bunun sonunda ızdıraplar varmış, felaketler varmış, hatta karşılaşılacak türlü kahpelikler doluymuş.

Hepsi kabul!

Türk Irkı sağolsun!

Dr. Rıza Nur


Rıza Nur 30 Ağustos 1879'da Sinop'da doğmuş Türk siyasetçi, devlet adamı, yazar, Türkolog-tarihçi ve hekimdir. Ziya Gökalp’tan sonra Atsız üzerinde etkili olan şahsiyettir. Büyük Türk, büyük Türkçü, büyük dava adamı Dr. Rıza Nur: 8 Eylül 1942 Salı günü haftalık olarak çıkarmakta olduğu Tanrıdağ dergisini hazırlarken, daktilosunun başında hayata gözlerini yumdu. Türkçüler Rıza Nur'u daktilo masasında ebedi uykusunu uyurken buldu.

"Eğer Cumhuriyetin ilânından sonra Başbakanlığa İsmet İnönü değil de Rıza Nur gelseydi millîleşmek, Türkleşmek ve kuvvetlenmek bakımından Türkiye bugün başka bir manzara gösterir, bugün başımıza belâ olan birçok dâvalar tamamıyla ve kökünden tasfiye edilmiş bulunurdu." Hüseyin Nihâl Atsız

"Türklüğe olan derin bağlılığı tartışılmaz." Altan Deliorman

"Doktor Rıza Nur, meziyetleri ve eksikleri ile birlikte büyük çapta bir adamdı. Eski Türkler gibi hususî meclislerinde ince ve güler yüzlü, devlet ve millet işlerinde sert ve müsamahasızdı." Hüseyin Nihâl Atsız

‎"RızaNur hem siyasi, hem fikri, hem de ameli Türkçülük yapmıştır. Yanimaarif ve sıhhiye vekillikleri sırasında Türk olmayan unsurlarıçıkarmış, bütün memurları öz Türklerden seçmeğe çalışmıştı." HüseyinNihâl Atsız

"Türkiye'de Ali Suavi, Süleyman Paşa, Ahmed Vefik Paşa, Ziya Gökalp, Dr. Rıza Nur, Dr. Mustafa Hakkı Akansel gibi kalem sahibi Türkçüleri yetiştiren Türkçülük, 3 Mayıs 1944 hareketiyle belki de memleketi komünizm tehlikesinden kurtarmıştır." Hüseyin Nihâl Atsız

"Dr. Rıza Nur ile daha kesin anlam kazandırılan ve böylece günümüze kadar gelen Türk milliyetçiliğinin, bugün artık ana ilkeleri ve meseleleri belirmiş bulunmaktadır." Nejdet Sançar

‎"Dr. Rıza Nur, Ziya Gökalp’la farklı, Atsız’labenzer bir mizaca sahiptir. Kendince doğru gördüğünü, hatır gönüldinlemeden muhatabının yüzüne karşı, bazen kırıcı ifadelerle söylemektençekinmez. Polemik yazıları da serttir. Türklüğe olan derin bağlılığıtartışılmaz." Altan Deliorman

Nejdet Sançar



"Türk'ü sevdim, seveceğim. Ama bunun sonunda ızdıraplar varmış, felaketler varmış, hatta karşılaşılacak türlü kahpelikler doluymuş. Hepsi kabul! Türk Irkı sağolsun."